İcra Takibi Öncesi İdareye Başvuru Zorunlu mu?

İdarenin taraf olduğu davaların yargılaması neticesinde alınan kararların icrasında farklı yöntemler vardır. İdareye karşı icra takibi yapmadan önce dikkat edilmesi gereken iki husus vardır.


 

1) İcra takibine konu olacak ilam için "Kesinleşme Şartı" var mı?

Bildiğiniz üzere bazı ilamlar kesinleşmeden icra takibine konu edilemez. Bu durum idareye karşı yapılacak icra takipleri için de aynen geçerlidir. Peki kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar nelerdir?

  • Taşınmaz mala ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamlar

  • Aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar (Bazı nafaka kararları istisnadır)

  • Yabancı mahkeme veya hakem kararlarının tenfizine ilişkin verilen ilamlar

  • Menfi tespit veya istirdat davalarında verilen ilamlar

  • Kira bedelinin tespitine ilişkin ilamlar,

  • Tazmine ilişkin hüküm içeren Sayıştay ilamları,

  • Ceza mahkemesi kararlarının yargılama giderlerine ilişkin kısmı,

  • Menfi tespit davalarında tazminata ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının icrası,

  • İstihkak davasının kabulüne ilişkin karardaki yargılama giderlerine ilişkin kısmın icrası,

  • Bayrağına ve sicil kaydı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar,

  • İcra mahkemelerince itiraz ve şikayet başvuruları üzerine verilen ilamlar

2) İcra takibi öncesi idareye başvuru şartı var mı?

İdareye başvuru şartını düzenleyen ana hüküm 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) düzenlenmiştir:


Kararların sonuçları:

Madde 28 :

1) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. 2) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.


İlgili maddenin sadece ikinci bendinden yorum yapılırsa konusu belli bir miktar olan tüm kararlar için yazılı başvuru şartı getirilmiş gibi görünebilir. Ancak ilgili maddeye tüm haliyle baktığımızda birinci fıkrada hangi mahkeme kararlarının bu madde kapsamında olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. Buna göre, yazılı başvuru şartının adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmamaktadır.


 

Emsal Karar:

T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2013/5219 K. 2013 8784 T. 10.6.2013 DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/39 E. 2012/433 K. sayılı alacak ilamı borçlu aleyhine takibe konulmuş olup borçlu vekili icra Mahkemesi'ne başvurusunda; müvekkili İdareye 6352 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/2 maddesindeki değişiklik kapsamında alacağın tahsiline yönelik herhangi bir başvuru yapılmaksızın takip başlatılmasının yasal dayanağının olmadığını, bu nedenle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, alacaklının, borçlu kuruma belirtilen usule göre başvurusu bulunmadığı, banka hesap numarası bildirilmediği, 30 günlük süre beklenmediği, ön şart yokluğundan şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. 6352 sayılı Yasanın 58. maddesi ile d


eğişik 2577 sayılı Yasanın 28'inci maddesinin ( 2 ) fıkrasına göre "... Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı İdareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur..." Ancak 2577 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca; "Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, idare Mahkemeleri vc Vergi Mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi ..." olup, bu nedenle İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/2. maddesindeki bu değişikliğin adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece bu yöndeki şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nuıı Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4 ( HMK. m. 297/ç ) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.